Kayıt ol

Eger sitemize yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, Lütfen öncelikle Yardım kriterlerini okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle Kayıt olmalısınız. Üye olmayanlar forumumuzda hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz; Konu açamaz, Mesaj yazamaz, Eklenti indiremez, Özel mesajlasamaz. Forumumuzu tam anlamıyla kullanmak için üye olabilirsiniz...

+ Konuya Cevap Yaz
Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Kayıtsız Üye
    Misafir

    Standart Demirciler Çarşısı Cinayeti Kitabının Özeti

    Demirciler Çarşısı Cinayeti Kitabının Özeti

  2. #2
    Bilgi Lideri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Administrator

    Durum
    Offline
    Üyelik tarihi
    19.Ocak.2011
    Mesajlar
    4,802
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Cevap: Demirciler Çarşısı Cinayeti Kitabının Özeti

    Dünyayı dolaşan genç adam güzel bir şehre geldi. Gözleri Emir Sultanın
    gözlerine benzerdi. Kaşları çatık, rengi yanık sarı, kalın dudakları soluk.
    İnce, uzun boylu. Erkeğin yakışıklısı dünyadaki en güzel yaratıktır. Dünyada
    bir arap atının tayı güzel olur, bir de erkeğin yakışıklısı. Genç adam atından
    indi, baktı ki bu şehir başka, öteki şehirlere hiç benzemiyor.

    Şehrin insanları dünyanın en kanı sıcak, en cana yakın insanları.
    Konuk için dersen deli divane oluyorlar. Fıkarası yok gibi, zengini de cömert.
    Bet bereket dersen yedi iklim dört bucaktan taşıyor. Bütün şehrin insanlarının
    yüzyıllardan beri büyük bir mutluluk içinde oldukları besbelli. Bura halkının
    hiç mi hiç bir şeyden şikayetleri yok. Bir şikayetleri varsa o da ölümden.
    Herhal ölüm bile güzel olur bu şehirde. Yolcu böyle düşündü.

    Bu şehirde bir de çok güzel atlar vardı. Küheylan, seklavisi, cins
    cins, don don. Dorusu doruların en parlağı, alı kırı, kulası, abeşi,
    demirkırı, yağızı da öyle. Burada atların donları da bir başka. Her bir atlar
    ki tüyleri yıldır yıldır. Her birisi sürmeli gözlü ceren gibi. Tıpkı.

    Adam bu güzel şehre, bu iyi insanlara, bu cins atlara hayran kaldı. Bu
    şehirde bir süre kaldı. Sonra ayrıldı. Bundan sonra da nereye gittiyse, kimi
    gördüyse yıllar yılı bu şehri, bu insanları, bu atları söyledi. Dilinden
    düşürmedi. Hayranlığını bir ömür dile gitirip, bütün insanları da bu şehre
    hayran kıldı.

    Adam çok yaşlandı. Günlerden bir gün kendi kendine dedi ki, ölmeden,
    şu güzelim dünyayı terketmeden varayım da o güzel şehri, o iyi insanları, o
    soylu atları bir daha göreyim de, hiç olmazsa, şu dünyadan ağız tadıyla
    ayrılayım.

    Ora senin, bura benim günlerce yol tepti, bir sabah iyi insanların,
    güzel atların mutlu şehrine geldi.

    Geldi ki ne görsün, şehir ne oeski şehir, insanlar ne o eski insanlar,
    atlar da yok. Her şey değişmiş, her şey bambaşka.

    O eski konuksever, her bir sözleri cana can katan kişiler verdiği
    selamı bile almıyorlar. Geldi ki ne görsün, yalnız selamını almamak değil,
    yüzüne bile bakmıyorlar. Yüzleri kara, karanlık, mutsuz.

    Şehrin büyük çayıları, ovası, tarlaları, ahırları da bomboş. O ceren
    gibi atların imi timi yok.

    Adam şaşkınlığından, kederinden ne edeceğini bilemedi. Beli büküldü.
    Issız, yıkık, bir örene dönmüş şehri lal-ü ebkem dolaşırken o eski, mutlu
    günlerden kalmış yaşlı bir adama rastladı. Adam sırtını bir hanın yıkık
    duvarına vermiş, güneşleniyordu. Ak sakalı kir içinde, kızarmış hastalıklı
    gözlerine sinekler üşüşmüş.

    Kederinden dişleri kenetlenmiş, sakalı ak, sakalı kirli, aydınlık
    yüzlü, geniş alınlı duvar dibinde güneşlenen yaşlı adama sordu:

    "Bir zamanlar bu şehirde konuksever, sıcak yürekli, dost canlısı iyi
    insanlar, ceren gibi, kırmızı mercan gözlü, uzun boyunlu, kalem kulaklı, suna
    gibi cins atlar vardı. Onlara ne oldu?"

    Yaşlı adamdır ki, azıcık doğruldu, ak saklı kirli, titredi, yüzü eski
    bir ışıkla parıldadı, derin bir aaah dedi, ciğeri söken. Aaaah! Duvara sırtını
    iyice verdi.

    Neden sonra gözlerini açtı:

    "O iyi insanlar," dedi, "o güzel atlara bindiler çekip gittiler...
    Aaaah! Aaaaah! Aaaaaah!"


    Yaşar Kemal, Demirciler Çarşısı Cinayeti.
    alıntı

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Şeker Portakalı kitabının kısaca özeti
    Konu Sahibi Bir Sorum Var Forum Sizin Sorularınız
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 14.Mayıs.2012, 19:12
  2. İstila Kitabının Özeti - İstila Kitabı Hakkında özet
    Konu Sahibi Bilgi Lideri Forum Kitap Özetleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 27.Nisan.2012, 06:47
  3. Küçük Ağa Kitabının Özeti
    Konu Sahibi Bilgi Lideri Forum Kitap Özetleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 27.Nisan.2012, 06:44
  4. Üç Silahşörler Kitabının Özeti
    Konu Sahibi Kayıtsız Üye Forum Misafir Soruları
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 16.Nisan.2012, 04:51

Bu Konu için Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:28.
Powered by vBulletin® Version 4.2.2
Copyright © 2018 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.