Aristonun Devlet Ve Sanat Teorisi


Aristonun Devlet Ve Sanat Teorisi Hakkında Bilgi


Aristonun Devlet Ve Sanat Teorisi Nedir?


Aristonun Devlet Ve Sanat Teorisi Nedenleri


Aristonun Devlet Ve Sanat Teorisi Anlamı


Aristonun Devlet Ve Sanat Teorisi Tarihi




Aristonun Devlet Ve Sanat Teorisi


1.Devlet Teorisi


Ahlak sorunu, ancak devlet sinesinde çÖzümlenebilir, yani bireyde ahlki erdem, ancak devlet içinde tam olarak gelişebilir. İnsanın doğasında da hemcinsleriyle iyi geçinme ve ortak toplum hayatının devamı için bir eğilim vardır. İnsan bir siyasi hayvandır (zoon politikon). Zaman bakımından aile ve ailelerden oluşan kÖy, devletten (Medine) Önce varlık bulmuşsa da; bir bütünün parçalarının üstünde olduğu gibi, devlet de aile ve kÖy topluluklarının üstündedir ve insani işleri ve durumları düzenlemek üzere onlara müdahale etmek hakkında sahip bulunmalıdır. Devletin hedefi, vatandaşların yalnızca maddi varlıklarının değil, belki ahlaki yaşamlarının da korunması, elde edilmesi ve geliştirilmesidir. Demek ki ahlak felsefesinde (Ehtik), kendi araştırmaları sonucunda, bireyin Özel hayatı için en yüksek olarak iyi olarak Aristonun kabul ettiği en büyük mutluluk (eudaimonia), aynı zamanda devletin de hedefini oluşturur. ´Devletin meydana gelmesine sebep, sıradan yaşamak ihtiyacıdır. Fakat devletin varlığının devamına sebep, devletin bekasıyla hedeflenen gaye, iyiye uygun hayattır´. Eğer mutluluk ilkesi üzerinde ısrarından vazgeçilirse, bu noktaya kadar Aristo, Eflatundan çok uzaklaşmamıştır. Devletin en Önemli gÖrevinin, gençliğin sıkı sıkıya düzenlenmiş bir tarzda eğitim ve Öğretimi olduğunu takdir etmesi de, Eflatunun düşüncelerine uygundur. Doğal ihtiyaçların karşılanmasından Öteye giden kazanç hırsına, sermaye biriktirilmesine, hatta genel olarak ticaret ve sarraflığa karşı gÖsterdiği kin ve Öfke de Eflatununkinden az değildir. Bundan başka Aristoya gÖre de vatandaş, kendine bağlı değil, devlete bağlıdır. Eflatun gibi Aristo da, devleti şehir şeklinde, yani toprak sahibi ve küçük kasaba olarak tasavvur eder, onu büyük Ölçüde bir organizma olarak düşünür.




2. Sanat Teorisi


Aristo felsefesinin sonunda, sanat teorisine kısa bir bakış gezdirelim. Aristo, sanatsal faaliyeti ´Poetika´ adı altında sınırlandırmışsa da, bu alanla ilgili konuları bir sistem halinde ve Özenle incelememiş gibi gÖzükmektedir. Yalnız ´Şiir Sanatı Üzerine´ yazısı ve bu yazıdan da aslında trajedi ve destana ilişkin bÖlümü zamanımıza kadar korunabilmiştir. (Bu kitabın Yunanca ve Almanca basımı 1865te Susemihl tarafından ve tenkitli bir basımı da üçüncü kez olarak 1865te Vahlen tarafından yayınlanmıştır. Aristo lirik türü hiç dikkate almamış gibi gÖzüküyor. Bu da onun heyecandan uzak olan düşünce tarzına uygun düşer. Çünkü Aristo sanatı, Eflatun gibi bereketli Örneklerin yaratıcı gücünden çıkarmaz, onu bütün yaratılanlar arasında ortak, fakat Özellikle insana Özgü bir doğal yÖnelim olan ´taklit´ten türetir. Gerçekten Aristoya gÖre taklit, tesadüfi olguların yalnızca kopyasından ibaret değildir, aksine ´muhtemel olanı´, ´çoğunlukla gerçekleşeni´, ´gerçekleşmesi gerektiği tarzda´ tasvir etmekle yükümlüdür, Öyle bir şekilde ki, serbest faaliyet bütünüyle yok edilmiş değildir. Fakat sanatçının, konusuna şekil verirken harcadığı yaratıcı faaliyet için bir Ölçü gÖsterilmiyor; onun alanı sonsuz ve değişmez olan değil, belki değişken ve geçici olan eşya dünyasıdır. Sanatın gayesi doğrudan doğruya pratik yararların elde edilmesine hizmet eden teknik sanatlar, yani zanaatlar, meslekler bir yana ilk olarak ruhun asil bir tarzda şenlendirilmesi, rahatlatılmasıdır. Bununla birlikte daha yüksek bir gayesi de vardır: Ruhu sıkıştıran, ezen etkilerden geçici olarak kurtarmak(temizlemek:katharsis). Çünkü Bernays gibi yazarların son zamanlarda yaptıkları ancak bu olabilir: ´Trajedi, Önemli ve tam bir bütün oluşturan, az çok sürekliliği olan bir işin çekici ve süslü bir dille taklididir...Trajedi, merhamet ve korku duygularını uyandırarak insanda bu etkileri (ve aynı zamanda insanı bu etkilerden) temizler´. Aristonun bu tanımı çevresinde bir çok tartışmalar yapılmıştır.